İki kanal farklı anlarda devreye giriyor. Google arama reklamları, bir ihtiyacı olan ve bunu aktif olarak arayan kişiye ulaşır; LinkedIn ise henüz aramaya başlamamış ama doğru şirkette, doğru görevde olan kişiye ulaşmak için kullanılır. Bu yüzden hangisinin işe yaradığı sorusunun cevabı çoğu zaman ürünün nasıl satın alındığına bağlı.
Karşılaştırmanın sağlıklı olması için ölçümün baştan kurulması gerekiyor. Google Ads'te dönüşüm ölçümü web sitesindeki işlemleri (form gönderimi gibi), telefon aramalarını ve çevrimdışı dönüşümleri izlemeye imkân veriyor; çevrimdışı dönüşümler dosya veya API ile içe aktarılabiliyor. LinkedIn Campaign Manager'da da Insight Tag ile web sitesinde gerçekleşen dönüşümler için kural tanımlanabiliyor. Ölçüm yoksa iki kanal yalnızca tıklama ve maliyetle kıyaslanır, bu da B2B'de yanıltıcı olabilir.
Uygulamada önerilen yaklaşım:
- Başarıyı tıklama değil, nitelikli teklif talebi ve mümkünse sonrasında gelen sipariş üzerinden tanımlayın.
- Teklif talebinin hangi kanaldan geldiğini CRM'e veya basit bir tabloya kaydedin; satış sonucunu reklam platformuna geri aktarmayı değerlendirin.
- Google'da genel terimler yerine üretim yöntemi, malzeme ve parça adı içeren daha spesifik aramalara odaklanın.
- LinkedIn'de hedef kitleyi sektör, şirket ölçeği ve görev unvanıyla daraltın; içerikte teknik değer önerisini öne çıkarın.
- B2B satış döngüsü uzun olduğu için sonuçları birkaç haftalık değil, satış döngünüze uygun bir süre üzerinden değerlendirin.
Hangi kanalda nitelikli talep aldığınızı ve bunu nasıl ölçtüğünüzü paylaşırsanız diğer üyeler için de yol gösterici olur.
Kaynaklar (erişim 29.10.2026):
Genel bilgi niteliğindedir; mevzuat ve destek şartları değişebilir, güncel hâli için kaynaklardaki resmî duyurulara bakın. Kendi durumunuz için bir danışmana danışın.