Navlunun dalgalı olduğu dönemlerde en büyük risk, teklif verildiği gün ile sevkiyat günü arasındaki farkın kimin cebinden çıkacağının belirsiz kalmasıdır. Bunu belirleyen temel araç teslim şeklidir.
Milletlerarası Ticaret Odası'nın (ICC) yayımladığı Incoterms kuralları, hangi tarafın hangi görev, masraf ve riskten sorumlu olduğunu tanımlayan on bir adet üç harfli ticari terimden oluşur; güncel sürüm Incoterms 2020'dir. Örneğin satıcının ana taşımayı üstlendiği terimlerde navlun artışı satıcıya, alıcının üstlendiği terimlerde alıcıya kalır. Hangi terimin seçildiği, teklifinizdeki lojistik payının sabit mi değişken mi olacağını belirler.
Uygulamada önerilen yaklaşımlar:
- Teklifte navlunu ürün fiyatından ayrı kalem olarak göstermek ve geçerlilik süresi yazmak.
- Uzun süreli anlaşmalarda navlunu belirli bir referansa bağlayan ya da belirli aralığın dışındaki değişimi paylaştıran madde koymak.
- Ana taşımayı alıcıya bırakan terimleri, müşterinin kendi forwarder ilişkisi güçlüyse değerlendirmek.
- Birden fazla forwarder'dan periyodik teklif alıp kendi maliyet geçmişinizi tutmak; tahmin için en sağlam veri kendi kayıtlarınızdır.
- Konteyner doluluğunu (ambalaj ve paletleme) maliyetin parçası olarak ele almak.
Teslim şekli yalnızca maliyeti değil, sigorta, gümrük ve belge sorumluluğunu da belirler; terim seçimini sözleşme ve ödeme şekliyle birlikte düşünmek gerekir. Sözleşmeye bağlanacak durumlarda dış ticaret uzmanı ya da avukatla görüşmeniz önerilir.
Siz teklif verirken navlun riskini nasıl paylaştırıyorsunuz? Kullandığınız yöntemleri yazabilirsiniz.
Kaynaklar (erişim 29.10.2026):
Genel bilgi niteliğindedir; mevzuat ve destek şartları değişebilir, güncel hâli için kaynaklardaki resmî duyurulara bakın. Kendi durumunuz için bir danışmana danışın.